- Katılım
- 20 Ara 2023
- Mesajlar
- 742
- Tepkime puanı
- 13
Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde trafik güvenliğinin tesis edilmesi ve ehliyetlendirme süreçlerinin standartlara uygun bir şekilde yürütülmesi, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) bünyesindeki Motorlu Taşıtlar Sürücü Kursu (MTSK) mekanizması aracılığıyla sağlanmaktadır. Bu sistemin sahadaki en kritik uygulayıcıları ise, hafta sonları akan trafikte olağanüstü bir stres ve kaza riski altında görev yapan direksiyon sınav komisyonu üyeleridir. 2026 yılı itibarıyla MTSK görevli ücretleri; salt bir ek mesai ödemesi olmaktan çıkmış, artan aday maliyetleri, ilçe bazlı havuz dinamikleri ve kümülatif vergi dilimlerinin bordrolar üzerinde yarattığı yıkıcı etkilerle şekillenen kompleks bir ekonomik ekosisteme dönüşmüştür.
1. MTSK Direksiyon Sınavlarının Doğası ve Risk Primi Kavramı
Bir direksiyon sınavı komisyon üyesinin üstlendiği sorumluluk, kapalı bir salonda yapılan klasik bir sınav gözetmenliğinden tamamen farklıdır. Sınav süreci, adayın araç kaputunu ve bagajını tanıtması, araç içi donanımları kontrol etmesi gibi ön hazırlık aşamalarıyla başlar ve yaklaşık 35 dakika boyunca doğrudan akan trafikte uygulamalı sürüş ile devam eder. Adaydan L park, iki araç arasına tek hamlede geri park, 30 cm'den fazla geri kaydırmadan rampa kalkışı ve ani fren gibi oldukça zorlayıcı manevraları kusursuz yapması beklenir.
Ön sağ koltukta oturan komisyon başkanı, çift pedallı kontrol mekanizması sayesinde adayın yapabileceği ölümcül bir hatada (kırmızı ışık ihlali, yayaya yol vermeme, kontrolsüz kavşak çıkışı) araca anında müdahale etmek zorundadır. Bu müdahale gerçekleştiğinde aday sınavdan doğrudan kalır. Adayı bırakmanın getirdiği sözlü veya fiziksel tepki riski, gün boyu trafik stresiyle baş etme zorunluluğu ve olası kaza durumlarındaki hukuki sorumluluklar göz önüne alındığında, ödenen görevli ücreti aslında bir "risk tazminatı" statüsündedir.
2. 2026 Yılı Makroekonomik Göstergeleri ve Aday Maliyetleri
Sınav görevlilerinin ücret havuzunu anlayabilmek için öncelikle bu havuzu finanse eden sürücü adaylarının katlandığı maliyetleri incelemek gerekir. Sistemin döner sermayesi tamamen adaylardan toplanan sınav giriş ücretlerine dayanmaktadır. 2026 yılı için belirlenen Yeniden Değerleme Oranı (YDO) %25,49 olarak gerçekleşmiştir. Bu oran doğrultusunda ehliyet alma maliyetleri tarihi seviyelere ulaşmıştır.
B Sınıfı (Otomobil) ehliyet almayı planlayan bir adayın 2026 yılı itibarıyla devlete ödemekle yükümlü olduğu yasal harçlar şu şekildedir: 6.754,60 TL Sürücü Belgesi Harcı, 1.690 TL Değerli Kağıt Bedeli ve 425 TL Vakıf Hizmet Bedeli olmak üzere toplam 8.869,60 TL Nüfus ve Vatandaşlık İşleri ödemesi bulunmaktadır. Buna ek olarak 250 TL sağlık raporu masrafı mevcuttur.A Sınıfı (Motosiklet) ehliyetler için harç bedeli 2.239,90 TL olup, değerli kağıt ve vakıf payı ile birlikte toplam devlet kesintisi 4.354,90 TL'dir. Ağır vasıta (C, D, E, G) ehliyetleri için ise harç bedeli 11.271,20 TL'ye, toplam ödeme ise 13.386,20 TL'ye çıkmaktadır.
Devlete ödenen bu rakamların ötesinde, serbest piyasa koşullarında il komisyonlarınca belirlenen sürücü kursu taban fiyatları yer almaktadır. 2026 yılında B sınıfı sürücü kursu eğitim ücretleri il ve ilçelere göre 13.000 TL ile 26.000 TL arasında geniş bir yelpazede seyretmekte olup, ortalama 18.700 TL ile 22.500 TL bandında yoğunlaşmaktadır,,.Milli Eğitim Bakanlığı'na doğrudan ödenen sınav giriş ücretleri ise teorik (e-sınav) için 1.250 TL, uygulamalı direksiyon sınavı için ise 2.000 TL olarak güncellenmiştir ,,.
Bir adayın ilk hakkında direksiyon sınavından kalması durumunda; 2.000 TL yeni sınav harcı ve zorunlu tutulan telafi direksiyon dersleri (yaklaşık 4.000 TL) ile birlikte toplam 6.000 TL'lik ek bir ceza faturası ortaya çıkmaktadır. Bu devasa finansal yük, sınav esnasında komisyon üyeleri üzerindeki psikolojik baskıyı 2026 yılında daha da artırmıştır.
3. MTSK Sınav Havuzunun Dağıtımı ve Taban Ücret Güvencesi
Otofinansman modeline göre çalışan bu sistemde, o hafta sonu ilçede sınava girecek adayların yatırdığı 2.000 TL'lik sınav harçları İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü döner sermaye havuzunda toplanır. Toplanan bu devasa bütçeden öncelikle Merkezi Yönetim Bütçesine Hazine Payı kesintisi gerçekleştirilir. Kalan net meblağ; İlçe Sınav Yürütme Komisyonu, Komisyon Başkanı, Komisyon Üyesi, Güzergah Sorumlusu, Maarif Müfettişi ve Güvenlik Görevlilerine unvan bazlı gösterge katsayıları oranında paylaştırılır.
Sendikaların geçmişte yürüttüğü hukuki mücadeleler sonucunda, havuzda yeterli paranın birikmediği istisnai durumlarda dahi personelin mağduriyet yaşamaması adına sisteme asgari bir güvence getirilmiştir. 2026 yılında MTSK sınav görevlilerinin (özellikle komisyon başkanı ve üyesi gibi doğrudan risk alan personelin) alacağı minimum net ücret tutarı 2.000 TL olarak tescillenmiştir.
4. Kümülatif Vergi Dilimlerinin Net Ücretler Üzerindeki Yıkıcı Etkisi
MTSK sınav görevli ücretlerini yıl boyunca en çok eriten ve liyakatli personeli sistemden kaçıran asıl sorun "Kümülatif Gelir Vergisi Matrahı" uygulamasıdır. Türkiye'deki vergi mevzuatı gereği; kadrolu bir öğretmenin okuldaki asli maaşı, okul içi ek ders ücretleri, nöbet ücretleri ve hafta sonu gittiği MTSK gibi fiili sınav görevlerinden elde ettiği tüm brüt kazançlar tek bir matrah havuzunda toplanır.
Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından belirlenen 2026 yılı güncel kümülatif gelir vergisi dilimleri şu şekildedir :
Öncelikle her bir sınav görevi brüt tutarından yasal olarak %14 SGK işçi payı ve %1 işsizlik sigortası payı olmak üzere toplam %15 oranında sabit Sosyal Güvenlik kesintisi yapılmaktadır.Yılın ilk aylarında (Ocak - Mart), personelin kümülatif matrahı sıfırlandığı için, MTSK direksiyon sınavından hak edilen tutar yalnızca en alt dilim olan %15 gelir vergisine tabi tutulur. Asgari Geçim İndirimi (yeni adıyla Asgari Ücret Gelir Vergisi İstisnası olan aylık 4.211,33 TL) ve Damga Vergisi İstisnası (aylık 250,70 TL) gibi destekleyici kalemler mevzuatta yer alsa da, bu istisnalar ayın 15'inde yatırılan asıl memur maaşında çoktan tüketildiği için ay sonlarında yatan MTSK görev ücretine hiçbir koruma sağlamaz.
Nisan ve Mayıs aylarından itibaren asli maaş ve ek ders birikimleri 190.000 TL barajını hızla aşar ve MTSK ücretinden yapılan vergi kesintisi aniden %20'ye fırlar.Sonbahar ve kış aylarına (Eylül - Aralık) gelindiğinde ise neredeyse tüm kadrolu öğretmenler 400.000 TL barajını aşarak çok sert bir vergi bükülmesi yaşar ve %27'lik vergi dilimine hapsolurlar. Bu dönemde icra edilen bir MTSK direksiyon görevi brüt tutarından; %15 SGK primi + %27 Gelir Vergisi + binde 7,59 Damga Vergisi kesilir. Basit bir matematikle, devletin görevli için hesapladığı paranın neredeyse %43'lük kısmı hazineye geri döner.
Yılın başında aynı fiziksel riski alıp yüksek net ücret cebine koyan tecrübeli bir öğretmen, Kasım ayında aynı yorgunluğa katlanıp vergi tırpanıyla kuşa dönmüş bir ücreti almayı reddeder. Bu durum yıl sonlarında İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinin deneyimli görevli bulamamasına, iadelerin artmasına ve adil değerlendirme sisteminin sekteye uğramasına yol açan yapısal bir "beyin göçüne" dönüşmektedir.
5. İlçe Bazlı Kazanç Farklılıklarının (Gelir Uçurumunun) Temel Nedenleri
Sınav görevlilerinin "ilçe ilçe" farklı ücret aldığına dair yaygın bir yanılgı bulunmaktadır. Hukuki bağlamda Milli Eğitim Bakanlığı'nın EDUHEP gibi otomasyon programlarında tanımladığı gösterge çarpanları İstanbul'un Şişli ilçesi ile Kars'ın Sarıkamış ilçesinde birebir aynıdır. Bir komisyon başkanının tek bir görevden alacağı brüt katsayı lokasyona göre değişmez. Ancak, görevlinin eline geçen yıllık toplam gelirde devasa bir ilçe uçurumu söz konusudur. Bu uçurum üç ana nedene dayanır:
Direksiyon sınavlarındaki riskin parasal karşılığı, kapalı salonlarda yapılan E-Sınavlarla karşılaştırıldığında sektörde yoğun tartışmalara neden olmaktadır. Adayların teorik sınavlar için ödediği 1.250 TL'lik E-Sınav harcı üzerinden ödenen salon başkanı veya gözetmen ücretleri, polis güvenliği altında ve iklimlendirmeli ortamlarda geçen 45 dakikalık sıfır riskli görevlerdir. Buna karşın, akan trafikteki can pazarına çıkılan direksiyon sınavının giriş ücreti olan 2.000 TL'nin sahadaki personele çok daha yüksek bir marjla aktarılması eğitim sendikalarının en temel talebidir.
Bunun yanı sıra, lojistik sektörü için zorunlu olan SRC, ODY ve ÜDY belgeleri de sistemi besleyen devasa bir yan koldur. 2026 yılında SRC sınav giriş ücreti 1.250 TL, belge onayı 264 TL olarak belirlenmiştir. Ticari araçlarda belgesiz şoför çalıştırmanın idari para cezası 2026'da şoför için 4.392 TL, ruhsat sahibi firma için 10.666 TL gibi caydırıcı seviyelere çıkarılmıştır. Erken ödeme indirimleriyle (%25) 3.294 TL ve 7.999,50 TL'ye düşse de , bu ağır denetimler ticari şoförleri hızla hafta sonu SRC sınavlarına yönlendirmektedir.Öğretmenler ehliyet sınavı olmadığı haftalarda bu SRC komisyonlarında görev alarak ek gelir yaratmaktadır. Ancak unutulmamalıdır ki, SRC'den kazanılan bu devasa paralar da yine kümülatif vergi matrahına girerek, memurun yıl içinde %27 veya %35 vergi dilimine çok daha hızlı çarpmasına neden olmaktadır.
Sonuç ve Çözüm Arayışı
2026 yılı verileri açıkça göstermektedir ki, MTSK direksiyon sınavı görevli ücretleri; adayın ödediği astronomik harçlar ve kurs bedelleri ile finanse edilen ancak kümülatif vergi dilimlerinin insafsız yapısı altında eriyen bir sistemdir. Trafik güvenliğimizin temel sigortası olan ve ölümcül kazaları önleyen sınav görevlilerinin finansal motivasyonlarını koruyabilmek için, bu tür olağanüstü risk barındıran hafta sonu saha görevlerinden elde edilen gelirlerin asli memur maaş matrahından yasal olarak ayrılması ve %15 gibi sabit bir vergi dilimiyle stopajlanması gerekmektedir. Aksi takdirde, 2026 yılının son aylarında deneyimli eğitimcilerin komisyonlardan kaçış eğilimi, ehliyetlendirme sisteminin kalitesinde onarılamaz yapısal hasarlara yol açmaya devam edecektir.
1. MTSK Direksiyon Sınavlarının Doğası ve Risk Primi Kavramı
Bir direksiyon sınavı komisyon üyesinin üstlendiği sorumluluk, kapalı bir salonda yapılan klasik bir sınav gözetmenliğinden tamamen farklıdır. Sınav süreci, adayın araç kaputunu ve bagajını tanıtması, araç içi donanımları kontrol etmesi gibi ön hazırlık aşamalarıyla başlar ve yaklaşık 35 dakika boyunca doğrudan akan trafikte uygulamalı sürüş ile devam eder. Adaydan L park, iki araç arasına tek hamlede geri park, 30 cm'den fazla geri kaydırmadan rampa kalkışı ve ani fren gibi oldukça zorlayıcı manevraları kusursuz yapması beklenir.
Ön sağ koltukta oturan komisyon başkanı, çift pedallı kontrol mekanizması sayesinde adayın yapabileceği ölümcül bir hatada (kırmızı ışık ihlali, yayaya yol vermeme, kontrolsüz kavşak çıkışı) araca anında müdahale etmek zorundadır. Bu müdahale gerçekleştiğinde aday sınavdan doğrudan kalır. Adayı bırakmanın getirdiği sözlü veya fiziksel tepki riski, gün boyu trafik stresiyle baş etme zorunluluğu ve olası kaza durumlarındaki hukuki sorumluluklar göz önüne alındığında, ödenen görevli ücreti aslında bir "risk tazminatı" statüsündedir.
2. 2026 Yılı Makroekonomik Göstergeleri ve Aday Maliyetleri
Sınav görevlilerinin ücret havuzunu anlayabilmek için öncelikle bu havuzu finanse eden sürücü adaylarının katlandığı maliyetleri incelemek gerekir. Sistemin döner sermayesi tamamen adaylardan toplanan sınav giriş ücretlerine dayanmaktadır. 2026 yılı için belirlenen Yeniden Değerleme Oranı (YDO) %25,49 olarak gerçekleşmiştir. Bu oran doğrultusunda ehliyet alma maliyetleri tarihi seviyelere ulaşmıştır.
B Sınıfı (Otomobil) ehliyet almayı planlayan bir adayın 2026 yılı itibarıyla devlete ödemekle yükümlü olduğu yasal harçlar şu şekildedir: 6.754,60 TL Sürücü Belgesi Harcı, 1.690 TL Değerli Kağıt Bedeli ve 425 TL Vakıf Hizmet Bedeli olmak üzere toplam 8.869,60 TL Nüfus ve Vatandaşlık İşleri ödemesi bulunmaktadır. Buna ek olarak 250 TL sağlık raporu masrafı mevcuttur.A Sınıfı (Motosiklet) ehliyetler için harç bedeli 2.239,90 TL olup, değerli kağıt ve vakıf payı ile birlikte toplam devlet kesintisi 4.354,90 TL'dir. Ağır vasıta (C, D, E, G) ehliyetleri için ise harç bedeli 11.271,20 TL'ye, toplam ödeme ise 13.386,20 TL'ye çıkmaktadır.
Devlete ödenen bu rakamların ötesinde, serbest piyasa koşullarında il komisyonlarınca belirlenen sürücü kursu taban fiyatları yer almaktadır. 2026 yılında B sınıfı sürücü kursu eğitim ücretleri il ve ilçelere göre 13.000 TL ile 26.000 TL arasında geniş bir yelpazede seyretmekte olup, ortalama 18.700 TL ile 22.500 TL bandında yoğunlaşmaktadır,,.Milli Eğitim Bakanlığı'na doğrudan ödenen sınav giriş ücretleri ise teorik (e-sınav) için 1.250 TL, uygulamalı direksiyon sınavı için ise 2.000 TL olarak güncellenmiştir ,,.
Bir adayın ilk hakkında direksiyon sınavından kalması durumunda; 2.000 TL yeni sınav harcı ve zorunlu tutulan telafi direksiyon dersleri (yaklaşık 4.000 TL) ile birlikte toplam 6.000 TL'lik ek bir ceza faturası ortaya çıkmaktadır. Bu devasa finansal yük, sınav esnasında komisyon üyeleri üzerindeki psikolojik baskıyı 2026 yılında daha da artırmıştır.
3. MTSK Sınav Havuzunun Dağıtımı ve Taban Ücret Güvencesi
Otofinansman modeline göre çalışan bu sistemde, o hafta sonu ilçede sınava girecek adayların yatırdığı 2.000 TL'lik sınav harçları İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü döner sermaye havuzunda toplanır. Toplanan bu devasa bütçeden öncelikle Merkezi Yönetim Bütçesine Hazine Payı kesintisi gerçekleştirilir. Kalan net meblağ; İlçe Sınav Yürütme Komisyonu, Komisyon Başkanı, Komisyon Üyesi, Güzergah Sorumlusu, Maarif Müfettişi ve Güvenlik Görevlilerine unvan bazlı gösterge katsayıları oranında paylaştırılır.
Sendikaların geçmişte yürüttüğü hukuki mücadeleler sonucunda, havuzda yeterli paranın birikmediği istisnai durumlarda dahi personelin mağduriyet yaşamaması adına sisteme asgari bir güvence getirilmiştir. 2026 yılında MTSK sınav görevlilerinin (özellikle komisyon başkanı ve üyesi gibi doğrudan risk alan personelin) alacağı minimum net ücret tutarı 2.000 TL olarak tescillenmiştir.
4. Kümülatif Vergi Dilimlerinin Net Ücretler Üzerindeki Yıkıcı Etkisi
MTSK sınav görevli ücretlerini yıl boyunca en çok eriten ve liyakatli personeli sistemden kaçıran asıl sorun "Kümülatif Gelir Vergisi Matrahı" uygulamasıdır. Türkiye'deki vergi mevzuatı gereği; kadrolu bir öğretmenin okuldaki asli maaşı, okul içi ek ders ücretleri, nöbet ücretleri ve hafta sonu gittiği MTSK gibi fiili sınav görevlerinden elde ettiği tüm brüt kazançlar tek bir matrah havuzunda toplanır.
Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından belirlenen 2026 yılı güncel kümülatif gelir vergisi dilimleri şu şekildedir :
- 190.000 TL'ye kadar: %15 Vergi Oranı
- 190.000 TL ile 400.000 TL arası: %20 Vergi Oranı
- 400.000 TL ile 1.500.000 TL arası: %27 Vergi Oranı
- 1.500.000 TL ile 5.300.000 TL arası: %35 Vergi Oranı
- 5.300.000 TL ve üzeri: %40 Vergi Oranı
Öncelikle her bir sınav görevi brüt tutarından yasal olarak %14 SGK işçi payı ve %1 işsizlik sigortası payı olmak üzere toplam %15 oranında sabit Sosyal Güvenlik kesintisi yapılmaktadır.Yılın ilk aylarında (Ocak - Mart), personelin kümülatif matrahı sıfırlandığı için, MTSK direksiyon sınavından hak edilen tutar yalnızca en alt dilim olan %15 gelir vergisine tabi tutulur. Asgari Geçim İndirimi (yeni adıyla Asgari Ücret Gelir Vergisi İstisnası olan aylık 4.211,33 TL) ve Damga Vergisi İstisnası (aylık 250,70 TL) gibi destekleyici kalemler mevzuatta yer alsa da, bu istisnalar ayın 15'inde yatırılan asıl memur maaşında çoktan tüketildiği için ay sonlarında yatan MTSK görev ücretine hiçbir koruma sağlamaz.
Nisan ve Mayıs aylarından itibaren asli maaş ve ek ders birikimleri 190.000 TL barajını hızla aşar ve MTSK ücretinden yapılan vergi kesintisi aniden %20'ye fırlar.Sonbahar ve kış aylarına (Eylül - Aralık) gelindiğinde ise neredeyse tüm kadrolu öğretmenler 400.000 TL barajını aşarak çok sert bir vergi bükülmesi yaşar ve %27'lik vergi dilimine hapsolurlar. Bu dönemde icra edilen bir MTSK direksiyon görevi brüt tutarından; %15 SGK primi + %27 Gelir Vergisi + binde 7,59 Damga Vergisi kesilir. Basit bir matematikle, devletin görevli için hesapladığı paranın neredeyse %43'lük kısmı hazineye geri döner.
Yılın başında aynı fiziksel riski alıp yüksek net ücret cebine koyan tecrübeli bir öğretmen, Kasım ayında aynı yorgunluğa katlanıp vergi tırpanıyla kuşa dönmüş bir ücreti almayı reddeder. Bu durum yıl sonlarında İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinin deneyimli görevli bulamamasına, iadelerin artmasına ve adil değerlendirme sisteminin sekteye uğramasına yol açan yapısal bir "beyin göçüne" dönüşmektedir.
5. İlçe Bazlı Kazanç Farklılıklarının (Gelir Uçurumunun) Temel Nedenleri
Sınav görevlilerinin "ilçe ilçe" farklı ücret aldığına dair yaygın bir yanılgı bulunmaktadır. Hukuki bağlamda Milli Eğitim Bakanlığı'nın EDUHEP gibi otomasyon programlarında tanımladığı gösterge çarpanları İstanbul'un Şişli ilçesi ile Kars'ın Sarıkamış ilçesinde birebir aynıdır. Bir komisyon başkanının tek bir görevden alacağı brüt katsayı lokasyona göre değişmez. Ancak, görevlinin eline geçen yıllık toplam gelirde devasa bir ilçe uçurumu söz konusudur. Bu uçurum üç ana nedene dayanır:
- Sınav Frekansı (Görev Sıklığı): Ankara Çankaya, Keçiören veya Bursa Osmangazi gibi devasa metropol ilçelerinde yüzlerce sürücü kursu faaliyet göstermektedir. Bu ilçelerde sürücü kursu ücretleri yüksek olsa da (örneğin Ankara'da B sınıfı için 18.000 - 25.000 TL arası,, Bursa'da 16.000 - 18.000 TL arası) genç nüfus yoğunluğu nedeniyle talep durmaz. Havuz sürekli taştığı için, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü sınavları her hafta sonu (çoğu zaman hem Cumartesi hem Pazar) yapmak zorundadır. Bu ilçedeki bir öğretmen ayda 3-4 kez göreve çıkarak devasa bir ek gelir yaratır. Buna karşılık Haymana gibi daha az nüfuslu bir ilçede aday birikmesi yavaş olduğundan direksiyon sınavları ayda bir veya nadiren yapılır. Kırsaldaki öğretmenin görev alma şansı çok düşüktür.
- Lokal Sürücü Kursu Taban Fiyatları: İl Milli Eğitim Müdürlükleri ve Valilikler, o il/ilçe sınırları içerisinde geçerli olacak taban eğitim fiyatlarını bölgenin kira, personel ve akaryakıt giderlerini hesaba katarak lokal olarak belirlerler. Bu farklı fiyatlandırma, adayların kayıt olma hızını etkiler.
- Araç Başına Aday Optimizasyonu: Komisyonların zarar etmemesi ve 2.000 TL'lik taban ücreti ödeyebilmesi için bir araca tam gün için maksimum aday atanması gerekir. Nüfusu az ilçelerde araçlar tam dolmadığında havuz zayıf kalır.
Direksiyon sınavlarındaki riskin parasal karşılığı, kapalı salonlarda yapılan E-Sınavlarla karşılaştırıldığında sektörde yoğun tartışmalara neden olmaktadır. Adayların teorik sınavlar için ödediği 1.250 TL'lik E-Sınav harcı üzerinden ödenen salon başkanı veya gözetmen ücretleri, polis güvenliği altında ve iklimlendirmeli ortamlarda geçen 45 dakikalık sıfır riskli görevlerdir. Buna karşın, akan trafikteki can pazarına çıkılan direksiyon sınavının giriş ücreti olan 2.000 TL'nin sahadaki personele çok daha yüksek bir marjla aktarılması eğitim sendikalarının en temel talebidir.
Bunun yanı sıra, lojistik sektörü için zorunlu olan SRC, ODY ve ÜDY belgeleri de sistemi besleyen devasa bir yan koldur. 2026 yılında SRC sınav giriş ücreti 1.250 TL, belge onayı 264 TL olarak belirlenmiştir. Ticari araçlarda belgesiz şoför çalıştırmanın idari para cezası 2026'da şoför için 4.392 TL, ruhsat sahibi firma için 10.666 TL gibi caydırıcı seviyelere çıkarılmıştır. Erken ödeme indirimleriyle (%25) 3.294 TL ve 7.999,50 TL'ye düşse de , bu ağır denetimler ticari şoförleri hızla hafta sonu SRC sınavlarına yönlendirmektedir.Öğretmenler ehliyet sınavı olmadığı haftalarda bu SRC komisyonlarında görev alarak ek gelir yaratmaktadır. Ancak unutulmamalıdır ki, SRC'den kazanılan bu devasa paralar da yine kümülatif vergi matrahına girerek, memurun yıl içinde %27 veya %35 vergi dilimine çok daha hızlı çarpmasına neden olmaktadır.
Sonuç ve Çözüm Arayışı
2026 yılı verileri açıkça göstermektedir ki, MTSK direksiyon sınavı görevli ücretleri; adayın ödediği astronomik harçlar ve kurs bedelleri ile finanse edilen ancak kümülatif vergi dilimlerinin insafsız yapısı altında eriyen bir sistemdir. Trafik güvenliğimizin temel sigortası olan ve ölümcül kazaları önleyen sınav görevlilerinin finansal motivasyonlarını koruyabilmek için, bu tür olağanüstü risk barındıran hafta sonu saha görevlerinden elde edilen gelirlerin asli memur maaş matrahından yasal olarak ayrılması ve %15 gibi sabit bir vergi dilimiyle stopajlanması gerekmektedir. Aksi takdirde, 2026 yılının son aylarında deneyimli eğitimcilerin komisyonlardan kaçış eğilimi, ehliyetlendirme sisteminin kalitesinde onarılamaz yapısal hasarlara yol açmaya devam edecektir.